14 Aralık 2011 Çarşamba

27.11.2001



Günlerdir hiçbir şey yapmıyordum. Hiç bir şey yapmadan, veya yapamadan sadece ne kadar çok şey yapmadığıma bakıyordum. Aslında yıllardır hiç bir şey yapmadığımın farkına vardım. Oysa yapılacak ne çok şey vardı, artık bir şey yapmalıydım. Ama ne olmalıydı amacım? Bir kez daha boşluğun karşı konulmaz çekimine karşı hareket etmeye çalışıyordum fakat ne yapacağıma bir türlü karar veremiyordum. Belki de hiçbir şeyi yapmaya değer bulmuyordum, hayatımı harcayacak kadar değerli gelmiyorlardı. Ama diğer yandan da boş geçmesine razı oluyordum koca bir ömrün. Bu kadar basit olmamalıydı benim hayatım, bir şekilde anlam kazandırmalıydım çünkü tek bir ömrüm vardı. Evet sorun da buydu işte, başka bir şans yoktu ve yaptığım şey ömrüm kadar tek, geri dönüşü olmayan ve anlamlı olmalıydı. Belki de korktuğum geri dönüşü olmamasıydı yapılacak işlerin.
Belki de yapacağım en güzel şey; en son çeliğin soğukluğunu ve kanın sıcaklığını hissederek asla geri dönemeyeceğim bir karanlığa akmaktı. İşte tam istediğim şey buydu, geri dönüşü yoktu, her ömür için tekti ve belki de hayattaki en anlamlı şeydi. Kararımı vermiştim. Çelikti, soğuktu ve kafamdaydı. Elim sıkıca kavramıştı onu, soğuktan donmuş gibi sıkı ve hareketsiz. Tek bir parmağım hareket edecekti. Emin olmanın kararlı disipliniyle çektim tetiği. Baruttu, patlamıştı, kokuyordu... Sağır edici bir ses, ağır bir barut kokusu ve boş bir kovan. Ama bir şeyler yanlıştı, her şey aynıydı. Oysa ne çok şey değişmeliydi. Ne bir damla kan vardı, ne de acı. Bir şeyler ters gitmişti ama ne? Soğuk çelikten fırlayan güç yok etmeliydi beni, sonsuz boşlukta olmalıydım. Bir şey engel olmuştu buna. Elimde tuttuğum gücün beni yok etmesine bir şey engel olmuştu, irademden güçlü olan şey neydi?
Önüme eğildim ve yere saçılmış hatıralarımı gördüm. Onlar korumuştu beni, onlar elimde tuttuğum irademden daha güçlüydüler. Yok etmek istediğim hayatımı korumuşlardı. Peki neden hayatımı benden daha çok önemsiyorlardı? Hayatımı korumaları için bir sebep olmalıydı. Yoksa düşündüğüm şey... evet bunu niye daha önce anlayamadım ki! Hayatımı önemsiyorlardı çünkü hayatım onlardan ibaretti, onlar ben yaşadıkça artan ve hayatımı dolduran şeylerdi. Hayatım olmasa onlar nerede yaşayabilirlerdi ki. Bunun için korumuşlardı beni. Ve ben de soruma bir yanıt bulmuştum, hayatın kendisi bir hatıraydı zaten. Peki ama ne zaman hatırlamak için...???
27-11-2001

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder