5 Ekim 2012 Cuma

dull times, dull people and good music

şu an herşey aynı,
aynı yer,
ve sanki aynı zaman.
bildiğim ve bilemediğim insanlar,
bir yabancı benim sanki.
köşede durmuş yalanan kedinin boğazındaki tüyler kadar umurumda en fazla.
tatminsizlik hepimizin içinde sanki,
hepimiz susmuşuz içten içe,
herkes farkında.
bekliyoruz sadece,
neyi beklediğimizi dahi bilmeden.
ve içiyoruz,
ve müzik dinliyoruz,
ve yuvarlanıyoruz farkında olmadan.
kimseye hiç bir şey katmayan zamanlardan sanki.
ve sadece bekliyoruz,
ne yapmamız gerektiğini bilmeden.
tek bildiğimiz ne yapmamamız gerektiği.
öğretilen yanlışları yapmaktan uzak duruyoruz.
hava dingin,
biz de öyleyiz,
içimizdeki intiharları yaşıyoruz sessizce.
korkak değiliz,
yapmaya değer bulmuyoruz hiç bir devrimi.
ve sadece içiyoruz,
sessizce eşlik ediyoruz çalan saksafona kadehlerimizle.
kimse memnun olmasa da,
olmamız gereken yerdeyiz,
olmamız gereken zamanda.
ve zaman kimseye sormuyor,
o da eşlik ediyor müziğe,
ritmi hiç kaçırmadan.
hayat bu herhalde diye düşünüyoruz,
kimsenin daha iyi bir fikri yok.
içkimi bitirip bağırıyorum aylaklara;
"hayat tutulmayacağı bile bile verilmiş bir sözdür insana."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder