geniş caddeler ve ıssız mahalleler,
hepsi körebe oynar şehre gece geldiğinde,
yalnız bir adam vardır tüm köşelerinde,
ve intiharlar sessiz sedasız...
bileklerden akar yaşanamamış ne varsa,
ve dumanla birlikte yükselir hüzünler,
kalp durur ve ten soğur,
plak boşa dönmeye başlar pikapta.
anlam aramak da boşadır artık,
umutsuz ve tembel "keşke"ler de,
olmayan olmamıştır zaten,
ve fasıl kapanır ciğer yakan bir sedayla.
gözler neler gördüler de bakamadılar artık,
ve hangi tatlardan vazgeçti bu damak,
boynunun kokusu hatırlanabilir mi öldükten sonra,
ve şaçlarında rüyaya dalmanın heyecanı.
ince ama uzun olmayan bir yol daha bitti bu gece,
ve sokak çıkmaza erdi.
şehir farkında bile olmadan uyanacak aydınlığa,
ve sırasını bekleyecek her yabancı.
bu gece de uyuyacaklar damarlarındaki zehirle,
ölüm üstlerini şefkatle örtene dek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder