yemezdi küstah düzenbaz eriğin çürüğünü,
tezesinden hayır görmemişken en körpe baharların,
anlatmazdı çözemediği uçkurunun düğümünü,
yeri değilse, vakti değilse el yakan temasların.
"hadi oradan" diye bağırdı gemici adam,
tuttuğu halatlarla birdi sanki elleri,
"bırakın gelin de sohbet edelim, hem şarabım da var",
daha ne isterdi ki hem kel hem fodul dilenci.
parkın en ücra köşesi ona aitti sanki,
büyük savaşlar da vermemişti halbuki,
sahi, nasıl elde etti o yeri,
paltosu, beresi, eldiveni,
sakalları rüzgara yön veren dilenci.
bir şişe şaraba o dilenciyi özgür bırakmayı teklif etti tanrı.
YanıtlaSilama ne tanrı o kadar cömertti aslında ne de dilenci o denli muhtaç
Silbelki rolünü şaşırmıştır biri.
Silbelki gereksizdi rollerden biri
Silherkesin kendi oyunu, doğru.istediği rol arkadaşını çıkarabilir sahneden.
YanıtlaSil